12 Temmuz 2011 Salı

koku

Bir yere gidecektik. Neresi olduğunu unuttum. Hazırlandım ve parfümümü sıktım yukarı kata çıktım. Efe'cim de kakasını yapıyordu. Her zamanki gibi kapı açıktı. Bende tarak almak için tuvalete girdim. Bana "Kader çok güzel kokuyorsun. Kokun hiç gitmesin ve bitmesin" dedi. Ben de çok mutlu oldum.

Daha sonra bahçeye gittim. Elinde kepçe vardı,kepçeyi yüzüme doğru sallayarak "kokunu alıyorum senden saklayacağım" dedi.

Her zamanki gibi feylosof Efe'nin laflarıyla şok olmaya devam ediyoruz...:)

4 Haziran 2011 Cumartesi

toz toprak, çakıl taşları ve oyun:)

yazlığın karşısında çakıllı bir alan var arabaları park ettiğimiz. orada çocuklar oyun oynadılar. üstleri başları battı. toz toprak içinde kaldılar. oyuncak forklifte çakıl taşlarını doldurdular. bizde sesimizi çıkarmadık siboşla. çok güzel oynadılar. sonra İsmet dede geldi. onlarla oynadı. sonra üçü de banyo yaptı. çok eğlendiler. onları izlemek ise asıl eğlenceydi:)





2 Haziran 2011 Perşembe

yerim!

hayatınızda çocuklar varsa herşey hem daha zor hem daha kolay! ama kesinlikle daha eğlenceli!

mesela oje sürmek etrafta çocuk yoksa üç dakikalık çok kolay bir iş. etrafta yaşları 4, 3 ve 1.5 olan çocuklar olduğu zaman inanılmaz zorlaşabiliyor. "tırnağını niye boyuyorsun?" "kırmızı boya sana çok yakışıyor" koyu kırmızıyı göstererek "hayır hayır diğer rengi daha güzel" gibi yorumlar gelebilir, oje devrilebilir, asetonu içmeye kalkabilirler, pamukları kulaklarına doldurabilirler, törpüyle şifonyeri törpülemeye çalışabilirler....Her ne yaparlarsa yapsınlar kızsanız da içinizden sizi güldürürler. dedim ya çok eğlenceliler!!!!




26 Mayıs 2011 Perşembe

o kadar çok seviyorum ki üçünü de her anlarını fotoğraflamak istiyorum. telefonumda yüzlerce fotoğafları var. kokularını ve haylazlıklarını, garip garip sorularını (daha çok Efe'den geliyor), kahkahalarını herşeylerini çok seviyorum. Teyzelik böyle birşeyse anneliği düşünemiyorum! Çok korkunç olsa gerek :)






11 Nisan 2011 Pazartesi

Songül Teyze

Efe'yle gece sohbetlerinden birinde onu uyutmaya çalışırken aramızda beni ağlatan bir diyalog geçti:

Efe: Bu telefondaki Songül Teyzem mi?
Ben: Evet canım.
E: Şimdi o çok uzaklarda değil mi?
B: Evet birtanem. Çok uzakta.
E: Bulutlar gibi uzakta mı?
B: Bulutların bile üstünde..onu göremeyeceğimiz kadar uzakta
E: Uçakla gidelim?
B: Uçaklar o kadar uzağa uçamaz ki.
E: Mazotu mu biter?
B: Evet bence biter. (gözler dolmaya başlamıştır.)
E: Songül teyzemi görmek için yanımıza yedek mazot alırız olmaz mı?
B: Bilmem bir gün deneyelim ama şimdi uyuyalım. Belki rüyamızda görürürüz...

6 Nisan 2011 Çarşamba



Babamın şapkasını ve çantasını alıp "Ben İsmet Dede oldum, işe gidiyorum, patron oldum" diyen Efe'yle dün gece uyurken iki kere çişe kaldırdım. Üçüncü için ısrarcı olunca, uykusunda gözleri kapalı iken şu efsanevi sözleri sarfetti bütün bilgeliği ile;

" Kader, sana bir şey söyleyebilir miyim? Birşey ya vardır ya yoktur. Çişim yok diyorsam yoktur!"

24 Mart 2011 Perşembe

Yiğit bana Kadiş demeye başladı, sinirlenince de Kadeyssss diye bağırıyor.

Efe "Saçların çok güzel kokuyor hiii çok güzel" dedi. Gözlerim doldu.

Kıvanç bana "seni sevmek istemicek" dedi ve sonrasında saçlarımı çekti.